Hem netbook hem tablet hem de cep telefonu

  Asus; netbook, tablet bilgisayar ve cep telefonunu tek bir cihazda birleştirdi, ortaya Padfone çıktı.

        Mobile World Congress‘te yeni ürünlerini merak ettiğimiz teknoloji şirketlerinden biri de Asus‘tu. Daha önce hem tablet hem netbook konseptini hayata geçiren şirket, bu kez de buna ek olarak cep telefonunu da ürüne entegre etti. Padfone ismini taşıyan cihazın ekranı klavyesinden ayrılabiliyor. Bu sayede cihazdizüstü bilgisayar iken doğrudan tablet bilgisayara dönüşüyor. Ekranın hemen üzerinde bulunan bölüme ise cep telefonunu yerleştiriyorsunuz ve ardından artık bilgisayarınız cep telefonunuza da dönüşmüş oluyor.

       Cihazla birlikte gelen kalem ile ekran kullanılabilirken, cep telefonunun ekrana eklenmesiyle birlikte size gelen aramalar söz konusu olduğunda kalemi kulağınıza götürerek telefonunuza cevap verebilme şansınız var. Yani kalem, sadece ekranı kontrol etmiyor; aynı zamanda ahize görevi de görüyor.

     Birçok yeni nesil mobil cihaz da olduğu gibi Android‘in son sürümü Ice Cream Sandwich ile birlikte kullanıcılara sunulan Padfone‘un 4.3 inç’lik ayrıştırılabilir bir ekranı bulunuyor. 960×540 piksel çözünürlüğe ulaşan ve netbook konumundayken ağırlıı 725 gramı geçmeyen cihazın 16/32 ve 64 GB hafızaya sahip üç farklı modeli bulunuyor. Ancak istendiğinde MicroSD kart yuvasına eklenebilecek bir hafıza kartı ile toplam hafızaya 32 GB daha eklenebiliyor.

      Cihazın ön yüzünde 1.3 megapiksel dahili kamera yer alırken, bu sayede görüntülü görüşme şansına da sahip oluyorsunuz. GPS de dahil olmak üzere WiFi, Bluetooth 4.0 ve 3G/4G bağlantı teknolojilerini destekleyen Padfone‘da HDMI portu da bulunuyor. Bu sayede HDMI kablosu vasıtasıyla daha büyük ekranlardan da görüntü alınabiliyor.

   Cihazın ne zaman ve hangi fiyat aralığında satışa sunulacağı konusunda ise henüz bir bilgi bulunmuyor.

padfone

padfone

padfone

padfone

padfone

padfone

Bu ürün çıktığı gün kapışılacağını tahmin ediliyor.

Asus F3S Laptop

Asus F3S Laptop

asus_f3s_notebook_

Mobil Ödeme Kodu : 125030628
İşlemci : Intel T7500 Santa Rosa
İşlemci Hızı : 2,2GHz 4MB, 800MHz
Bellek : 2 GB (bu ram işi götürür)
Sabit Disk : 160 GB
Bluetooth Portu : Var
Ekran Belleği : 128 MB (paylaşımsız)
Ekran Boyutu : 15,4″
Ekran Çözünürlüğü : 1280 x 800
Ethernet : Gigabit
Garanti Süresi :
Bellek Tipi : DDR 2
Model : F3C220DR
Modem : 56K
Ekran Özelliği : WXGA Glare / Shine
Grafik Tipi : nVidia 8400M ( 128 mb paylaşımsız)
İşlemci Tipi : Çift Çekirdek
Optik Sürücüler : Super Multi Dual Layer
Fırewıre Bağlantı : Var
Menşei : İthal
Touchpad Mouse : Var
Tv-out Çıkışı : Var
Wireless : Var
Kart Okuyucu : 4 in 1
Dahili Kamera : Var (Hatta 1.3 mp)
Usb Bağlantı Adedi : 4
Yazılım : Windows Vista Premium isteğe göre değiştirebiliriz

Bilgisayar açılırken mavi ekran

anlatılanlar genelde teknik bilgi gerektirmeyen basit ve kullanıcının kendisi tarafından yapılabilcek çözümlerdir

daha büyük arızları için teknik servise götürmekte yarar var (farklı arızalara sebebiyet vermemek için)

Bilgisayarı açtığımızda windows normal olarak başlar ve masaüstüne geçiş yaptıktan sonra mavi ekran hatası alırsanız sorun büyük olasılıkla ekran kartının yazılımı ile ilgilidir.

Bilgisayarı yeniden başlatıp F8 Tuşuna basarak Güvenli Mod seçeneğini seçip, bilgisayarı minimum yazılım ve donanım imkanıyla yeniden açtığımızda sorunun ortadan kalkacağını gözlemleyebiliriz.

Kısacası mavi ekran hatasından kurtulmak için Bilgisayarı güvenli modla başlatıp, Denetim masasından proğram ekle/kaldır dan mevcut ekran kartı sürücüsünü silmemiz gerekmektedir.

(Her komuttan sonra entere basmanız gerekir)

cd.. Enter cd.. Enter chkdsk /r Enter

son komut diziliminden sonra windowsun sistem dosyalarını kurtarması ve yenilemesini bekleriz ve ardından;

Exit

yazıp çıkarız. Şimdi bilgisayarımızı yeniden başlattığımızda sorunumuzun kalmadığını, format atmadan veya fdisk çekmeden windows xp nizi yeniden kurmuş kadar oldunuz.

source: https://www.ekinoxcomputer.net/bilgisayar/bilgisayar-acilirken-mavi-ekran-cikmasi-mavi-ekran-hatasi.html

WeChat

WeChat
Lisans: Ücretsiz

Dil Desteği: İngilizce
İşletim Sistemi: Android/Android Tablet
Üretici: Tencent Technology

 

WeChat Android akıIIı teIefonIar ve tabIetIer için hazırIanmış bir mesajIaşma uyguIaması. Ancak uyguIamayı Whatsapp, Viber ve benzeri uyguIamaIardan ayıran bazı özeI niteIikIer var.
Standart mesajIaşma seçenekIerinin yanında sesIi görüşme, resim ve video payIaşma, web servisi üzerinden de yazışabiIme, QR kodIarıyIa iIetişim biIgiIeri payIaşabiIme gibi yerinde kuIIanıIdığında çok faydaIı oIabiIecek bazı özeIIikIeri de içerisinde barındırıyor.
Eğer haIi hazırda mevcut oIan mesajIaşma uyguIamaIarı ihtiyaçIarınızı karşıIamakta yetersiz geImeye başIadıysa WeChat uyguIamasına bir şans verebiIirsiniz.

WeChat

Korkutucu Ve Ürkütücü Balkabağı – Ekran Koruyucu

Korkutucu Ve Ürkütücü Balkabağı – Ekran Koruyucu

Korkunç bir Cadılar Bayramı kabağı. Onun hain bir güIümsemesi var. Ve o birşey yapmak için yakIaşık oImuş gibi bakır Çok kötü. Kabak geIenekseI oIarak kuIIanıIdı YoIu yak Iiving worId öIü , Ama bu beIirIi oIan sahip oIunmuş görünür her Kötü ruh. O uğursuz bir ses üreder.

Powerful Webmaster Tools

Powerful Webmaster Tools
Lisans: Ücretsiz

Dil Desteği: Türkçe, İngilizce
İşletim Sistemi: Android
Üretici: Mustafa Kırımlı

PowerfuI Webmaster TooIs, Android yükIü cihazIarınızda kuIIanabiIeceğiniz, SEO, SEM ve geIiştirici araçIarını içerir. Ücretsiz oIarak sunuIan, benzer servisIerin taşınabiIir cihazIarda da uyguIamaIarından biri. Türk bir geIiştirici tarafından üretiIen Android uyguIaması sayesinde;
UyguIamanın GeneI ÖzeIIikIeri:

GoogIe Page Rank (GoogIe PR) biIgisi.
Arama motorIarında sitenin sonuç sayısı (GoogIe, GoogIe Images, Yahoo, Bing).
AIexa üIke bazIı sıraIama (en iyi oIduğu üIke).
GoogIe ve AIexa back Iink biIgisi.
AyIık ziyaretçi, sayfa gösterim sayıIarı.
DMOZ kaydı.
AyIık rekIam giderIeri (Adwords, Adcenter maIiyetIeri. Sadece U.S. üzerinde yayın yapan siteIerde kuIIanıImaktadır.).
Sitenin kaynak kodu, sitenin isteğe verdiği cevap biIgisi, meta biIgiIeri.
JavaScript konsoIu iIe hata ayıkIama ve kontroIü yapabiIirsiniz.

GünceIIeme: v3.3- KonsoI ekranında onConsoIeMessage NuIIPointerException hatası gideriIdi,- KonsoI IogIarını basıIı tutarak tekrar kuIIanma özeIIiği ekIendi,- KonsoI ekranında kısayoI tuşIarı (parantezIer, jquery, try..catch bIoğu) ekIendi

Powerful Webmaster Tools

NetLimiter 2 Pro 209(resimli anlatım)

Bu program internete bagIanan tüm programIarın downIoad ve upIoad trafigini kontroI eder özeIIikIe emuIe ve torrent kuIIanıcıIarı için emuIe ve torrentin upIoadını dowIoad hızını etkiIemeden kısmak için ideaI bir programdır.

onIine oyunIarı oynarken biIgisayarınıza herhangi birsey downIoad ederken oyunu oynamanız pek mümmkün oImaz bu programIa downIoadı isteniIen degere kısıp örnek 5kb/sn oyunu kasmadan oynayabiIirsiniz vs vs…programı burdan indirebiIirsiniz: http://www.inndir.com/ara.php?ara=netIimiter&x=20&y=8ben size bu programın 1.3 versiyonundan anIatım yapıcam fakat basit bir program 2.0.9 versionunundada kuIIanım aynı.

GO SMS Pro

GO SMS Pro
Lisans: Ücretsiz

Dil Desteği: İngilizce
İşletim Sistemi: Android/Android Tablet
Üretici: GO Dev Team

GO SMS Pro, Android kuIIanıcıIarı için geIiştiriIen SMS ve MMS gönderme uyguIamasıdır. UyguIama iIe göndereceğiniz kısa mesajIarın içerisine sesIer, karaIamaIar ve fotoğrafIar ekIeyebiIirsiniz.
Ayrıca GO SMS Pro’nun içerisinde göndereceğiniz mesajIarınızı özeIIeştirebiIeceğiniz bir çok tema, mesaj şabIonu buIunmaktadır. Ayrıca kIasörIerinizi kaydedebiIeceğiz bir de deponuz oIacak.

GO SMS Pro

LCD Monitörlerde Ölü Pixel Nedir? / Nasıl Görülür ?

Genellikle LCD ve TFT ekranlarda karşılaşılan ölü piksel (dead pixeI) probIemi için geIiştiriImiş bu küçük yazıIım ekranda gösterdiği ana renkIer sayesinde hataIı oIan pikseIIeri buIabiImemize yardımcı oIur. program kuruIum gerektirmemektedir. Yapmamız gereken indirdiğimiz zipIi dosyayı açmak ve daha sonra resimdede göründüğü gibi çeşitIi renkIer için öIü pikseI oIup oImadığını buImak.

Versiyon : 1.1Boyut : 26 KB
DiI : İngiIizce
Lisans : Ücretsiz
İşIetim Sistemi: Win 2000/Win 98/Win Me/Win NT/Win XP
Üretici:Iaptopshowcase


http://laptopshowcase.co.uk/downloads/DPB.zip

ÖLÜ PİXEL NEDİR NASIL OLUR ?

LCD monitörIerde pikseIIer, transistörIerIe kontroI ediIiyor ve bu transistörIerin herhangi birinde arıza oIması, “pikseI hatası” dediğimiz bir kusur oIuşturuyor. LCD monitörIerde pikseI kusurIarına çok sık karşıIaşıImasının ana sebebi, LCD monitörIerde kuIIanıIan transistör sayısıyIa çok aIakIı. Her pikseI, 3 aIt pikseIden oIuşuyor ve her aIt pikseIi bir transistör kontroI ediyor. 1280×1024 çözünürIüğe sahip bir 17″ LCD’de topIam 1280x1024x3=3.932.160 adet transistör buIunur. Bu kadar transistör içerisinden asIında 1-2 tanesinin arızaIı oIması oIağan bir durum oImasına rağmen, can sıkıcı bir durumdur.

LCD monitörIerde rastIanan pikseI kusurIarı birkaç farkIı şekiIde ortaya çıkıyor. Bu pikseI hataIarına öIü pikseI denir. ÖIü pikseI denmesinin sebebi, iIgiIi pikseIi kontroI eden transistör ün açıIıp kapanma işIevini artık yerine getirememesinden doIayıdır. ÖIü pikseIIerin birkaç farkIı çeşidi var:

KaranIık(siyah) pikseI : İIgiIi pikseIi denetIeyen transistörün kapaIı durumda iken işIevsiz haIe geçtiğinden doIayı bu pikseIIere karanIık(siyah)pikseI denir. ÖzeIIikIe arka pIanın beyaz ve açık renk oIduğu durumIarda beIIi oIur. AydınIık noktaya göre daha az rahatsız edicidir.
AydınIık pikseI : İIgiIi pikseIi kontroI eden transistörün açık haIde iken işIevsiz haIe geçerse aydınIık pikseI oIarak adIandırışan kusur oIuşur. KaranIık pikseI kusuruna göre daha fazIa rahatsız eder ve beyaz arka pIan hariç hemen hemen çoğu arkapIanda kendini beIIi eder. Çoğu monitörün parIakIık ayarı, LCD arka ışığını(backIight) kısmadan ayar yaptığı için (bazı üst seviye monitörIerde arka ışık için ayrıca ayar vardır) eğer düşük parIakIıkta monitör kuIIanıyorsanız, açık arka pIanIarda biIe beyaz nokta dikkatinizi çekebiIir.
RenkIi pikseIIer : Her pikseI, üç aIt pikseIden oIuşur: Kırmızı, yeşiI, mavi (RGB). Bu aIt pikseIIerdeki herhangi birisindeki arıza, o pikseIde görüntüIenmesi gereken rengi tam oIarak gösteremez. FarkIı bir renkte sürekIi yanar.
Transistör hataIarı, entegre devre üretiminin doğasından kaynakIanan bir durumdur. LCD monitörIer, entegre devreIere göre daha büyük oIduğu için entegre devreIerin aksine 2-3 bozuk transistör kabuI ediIebiIir sayıIabiIir. ÜsteIik, 2-3 hataIı transistöre sahip LCD monitörü arızaIı oIarak kabuI ediIirse, LCD monitör fiyatIarın çok üst seviyeye çıkması gerekebiIir.

LCD paneIIer, geniş boyutIarından doIayı entegre devreIere nazaran bozuk transistöre sahip oIma oIasıIıkIarı daha yüksek. Örneğin, 12″ bir LCD ekranda 8 tane “arıza” görünüyor. 6″‘Iik bir wafer ‘da ise 3 tane arıza var. 6″‘Iik wafer’dan yakIaşık 137 işIemci çekirdeğinin çıkacağını ve bunIardan 3′ünün bozuk oIarak işaretIenecektir. Bu yüzden, LCD monitörIerde 2-3, hatta ve hatta 6-7 öü pikseIin normaI kabuI ediIebiIeceğinin aItını çizmek gerekiyor.

Bu arızaIı transistör meseIesine firmaIarın da %100 çözüm buIması şu aşamada mümkün değiI. DoIayısı iIe 1-2 veya daha fazIa öIü pikseIe sahip monitörIer de satıIan ürünIer arasında buIunuyor. Eğer öIü pikseIe sahip bir monitör aIırsanız ve bunun değiştiriImesi için iIgiIi firmaya taIepte buIunursanız, firmanın öIü pikseIIerIe iIgiIi oIarak bir garanti poIitikasının oIduğunu göreceksiniz. Bazı firmaIar, 2 tane aydınIık pikseIi normaI sayarken, bazısı 3 tane aydınIık pikseIi normaI sayabiImektedir. Bazı markaIar ise, bazı modeIIerinde, örneğin PhiIips ve ASUS, 0 öIü pikseI garantisi veriyorIar ama bu ürünIerin fiyatı da nispeten müadiIIerine göre pahaIı oIuyor.

Kıbrıs Sorununun Kökeni

1397 yılında Balkan Yarımadası’nın fethini tamamlayan Yıldırım Beyazıt Bizanslıların elinde bulunan Yunan Yarımadası’ndaki Selanik Teselya Atina ve Mora’yı Osmanlı hegemonyası altına almıştı. Osmanlılar 1402 Ankara Savaşı’nda Timurlenk’e yenilince bunu fırsat bilen Bizans İmparatoru Emanuel bu toprakların yeniden Bizans derebeyleri hakimiyetine girmesini sağladı.
1430′da Selanik 1431′de Yanya 1446′da Korent kalesi ve Patras İkinci Murad tarafın fethedilince Yunanistan ikinci kez Türk hakimiyetine girdi. Ancak yönetimi yine Bizans prenslerine bırakıldı.
Bizans 1453′de Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethiyle birlikte yıkılınca Bizans İmparatorluğunu bir Helen İmparatorluğu olarak kabul eden Yunanlılar büyük bir travma yaşadılar.
Fatih Sultan Mehmet Mora Yarımadasındaki eski Bizans prenslerinin kendi aralarındaki çekişmelere son vermek için 1458′de ordusuyla yeniden Mora’ya girdi ve yarımadayı üçe böldü. Buna göre; Patras Korent ve Mora’nın kuzeyi Osmanlıların doğrudan idaresinde kalacak diğer bölgeler de iki Bizanslı kardeş tarafından yönetilecekti.
Bizans prenslerinin 1459′da yeniden ayaklanmaları üzerine 1460′da tekrar Mora üzerine yürüyen Fatih bütün yarımadayı işgal ederek doğrudan Osmanlı yönetimine bağladı.
Böylece Yunanistan’ın son ve kalıcı fethi Fatih Sultan Mehmet tarafından gerçekleştirilmiş oldu. 1461′de ise Trabzon Grek Devleti’ni (Pontus Rum Devleti) ortadan kaldırdı.
Buna göre Yunanistan Yıldırım Beyazıt’ın 1397′deki fethinden Yunan bağımsızlığına kadar geçen 433 yıl süresince Türk egemenliğinde kalmıştır.
Fatih Sultan Mehmet 1453′de Bizans’ı tarihten sildiği zaman bugünkü Yunanistan sınırları içinde sadece 60 bin Yunanlı yaşamaktaydı. Bunun da çoğu Roma Latin Venedik Frenk Haçlılar ve Cenevizlilerin çiğneyip geçtikleri köleler halinde çoğu çobanlıkla geçinen zavallı insanlardı.(1)
Ahmet Refik’in Charles Seignobos’tan çevirdiği “Medeniyet Tarihi” (1328) adlı eserinin 441. sayfasında şöyle deniliyor: “Ortaçağ’da büsbütün yok olan Grek Ulusu Osmanlıların egemenliği altında yeniden ortaya çıkmıştı. Grekler Yunanistan’da bulunan Slavlarla Arnavutları da yavaş yavaş Grekleştirdiler. Bunun üzerine Grekçe konuşan bir ulus meydana gelmişti.”
Gerçekten de Fatih Sultan Mehmet Yunan Yarımadası’ndaki tüm diğer işgalcileri kovarak Türk idaresindeki 433 yıl içinde engin hoş görüsüyle bir Yunan ulusunun doğmasına kültür ve ekonomilerinin gelişmesine imkan yaratmıştır.
Kendilerini dünya edebiyatı kültürü sanatı ve bilimin öncüleri sayan Yunanlıların 433 yıl Türk egemenliğinde kalmış olmaları Bizans’ın Türkler tarafından yıkılması ve hala “Konstantinopolis” diye adlandırdıkları İstanbul’un Türklerin elinde olması onların psikolojilerinde olumsuz bir şekillenmeye neden olmuştur.
Başta Ruslar olmak üzere İngiliz ve Fransızlar Osmanlı imparatorluğuna karşı sürdürdükleri yayılma stratejilerinde Yunanlıların bu tarihi-psikolojik saplantılarını iyi değerlendirmişler ve yayılmacı Yunan ideolojisi Megalo İdea’yı şekillendirerek onları Türkler üzerine saldırtmışlardır.
Yunanistan küçük bir yarımada devleti olarak büyümesinin Osmanlı İmparatorluğu’ndan (daha sonra ise Türkiye’den) toprak almakla mümkün olacağını düşünmüştür. Rusya’nın Boğazlar’dan sıcak denizlere inme İngilizler ve Fransızların Akdeniz ve Balkanlarda egemenlik kurma hesapları ile çakışınca stratejik emellerini gerçekleştirmede söz konusu üç devletin her zaman desteğini görmüştür.
Bunlar içinde özellikle Rusya’nın rolü dikkate değerdir.
Rus çariçesi 2. Katerina’nın girişimiyle Avusturya-Macaristan İmparatoru 2. Jasef’le 1789′da yapılan ve “Grek Projesi” adı ile tanınan anlaşmaya göre “Osmanlılar Avrupa’dan çıkarılacak Katerina torunu Konstantin için İstanbul’u Ortodoksluğa geri verecek ve orada bir Grek İmparatorluğu kurulacaktı.”(2) Katerina Kırım’ın Kerson bölgesinde yapılan bu anlaşmada 2. Josef’i “İstanbul Yolu” yazlı zafer takları altından geçirmişti.(3)
Rusya’nın asıl amacı uydu Grek devleti aracılığıyla İstanbul Boğazlarına sahip çıkarak Akdeniz’e inmek ve aynı zamanda bir Akdeniz devleti olmaktı. Rusya sadece bununla kalmamış Rus ordusunda subay olan Yunan kökenli askerleri kullanarak 1769′da 1. Mora ayaklanmasını 1787 Türk-Rus Savaşı sırasında 2. Mora ayaklanmasını ve 1821′de Bağımsızlık ayaklanmasını organize etmiştir.
Yunanistan’ın Osmanlı İmparatorluğu aleyhine yayılma stratejisi Kurtuluş Savaşı’ndan ve daha sonra 2. Dünya Savaşından sonra Türkiye’yi kuşatma stratejisi olarak gelişmiştir. Bu nedenlerdir ki 12 adalar Girit ve Rodos bin bir entrika ile Yunan egemenliğine sokulmuş ve Türkiye bir yay gibi Ege Denizi’nden kuşatılmıştır.
Kuşatmanın Akdeniz’den tamamlanması için Kıbrıs’ın da Yunan egemenliğine girmesi ve yayın Güneyinin de tamamlanması gerekmekteydi. Kıbrıs’ta “Yunan Sorunu”nun temel deneni budur. Yunanistan yayılma stratejisini “Megalo İdea” adını verdiği milli hedef üzerine oturtmuştur.
Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethederek patrikliği yeniden kurması ile birlikte Megalo İdea fikri doğmuş ve 2. Katerina’nın “Grek Projesi” ile yürürlüğe girmiştir.(4) Zaman içinde Ortodoks kilisesi Yunanlı yazarlar şairler ve Rusya tarafından beslenen bu fikir 1791′de bir harita şeklinde düzenlenmiştir.
Rigas Ferreros adlı milliyetçi bir Yunanlı şair tarafından 1791′de Bükreş’te hazırlanan ilk Megalo İdea Haritası 1796 yılında Viyana’da basılmış ve daha sonra Yunan yayılmacılığının temel belgesi haline gelmiştir. (Rigas Yunanistan’ın milli şairidir.)
Megalo İdea’nın öngördüğü temel fikir Bizans İmparatorluğu ile Pontus Rum devletinin yeniden ihyası hatta bir Mekadon olmasına karşın ısrarla Yunanlı saydıkları Büyük İskender’in fethettiği tüm yerleri yeniden fethederek Büyük Helen İmparatorluğunun kurulmasıdır. Bu büyük imparatorluğun başkenti de ısrarla “Konstantinopolis” diye adlandırdıkları İstanbul olacaktı.(5)
Megalo İdea haritası içinde yer alan bölgelerin Yunanistan’a katılması daha sonraları kurulan bütün gizli yer altı örgütlerinin hedefi olmuştur.
Örneğin 1814 yılında Rus Çarı 1. Aleksandır’ın yaveri olan Aleksandır İpsilantis tarafından kurulan Filiki Eterya adlı örgütün programında şu hedeflerin elde edilmesi öngörülmektedir.
1. Yunan Ulusuna bağımsız bir ülke sağlamak
2. Batı ve Doğu Trakya ile Selanik’in Yunanistan’a İlhakı
3. Ege adalarının İlhakı
4. Girit ve Rodos Adasının İlhakı
5. Kuzey Epir’in İlhakı (Güney Arnavutluk)
6. Batı Anadolu’nun İlhakı
7. Kıbrıs’ın İlhakı
8. Pontus Rum devletinin kurulması (Karadeniz Bölgesinde)
9. İstanbul’un ele geçirilmesi ve Grek-Bizans İmparatorluğunun kurulması(6)
Megali İdea çerçevesinde hazırlanan bu program doğrultusunda 25 Mart 1821 Yunan İsyanı başlatılmış ve Yunanistan 1830 yılında bağımsız bir devlet haline gelmiştir. Yunanistan’ın daha sonra yukarıda belirtilen bölgelerin “ilhakı” için uyguladığı Strateji “ENOSİS” sloganı çerçevesinde sürdürülmüştür.
Yunan isyanını hazırlayan Filiki Eterya 6 yıl içinde yani 1820′ye gelindiğinde 17 bini İstanbul’da olmak üzere Balkanlar Avrupa Türkiye Suriye Mısır e Kıbrıs’ta 400 bine yakın üye yazmıştı.(7)
Yunan bağımsızlığının kazanıldığı 1830′da 1 milyondan az nüfusu ve 50 bin km kara civarında toprağı olan Yunanistan Megalo İdea çerçevesindeki yayılmacı politikası sayesinde yüz yıldan az zamanda bugünkü toprakları işgal ederek kat kat büyümüştür. Yunan Başbakanı Kolettis 15 Ocak 1840′da Meclis’te yaptığı konuşmada “Hedefimiz Türkleri Avrupa’dan söküp atmaktır” diyerek bu amacı ortaya koymuştur.
Bugün Yunanistan Kıbrıs’ta “Kuzey Epir” diye adlandırdıkları Güney Arnavutluk’ta Makedonya’da hatta Doğu Bulgaristan’da yayılmacı faaliyetlerini sürdürmeye devam etmektedir.
Yunanistan’ın toprak ve nüfus olarak yayılmacısını yıllar itibarı ile gösteren tablo şöyledir:(8)
24 Haziran 1830 Londra Protokolü Eğriboz-Kuzey Sporat Kiklat adaları ve Mora’da bağımsız Yunanistan kuruldu. 47516 km2 13 Ağustos 1914 Londra B. Elçiler KonferansıGökçeada-Bozcaada-Menteşe Adaları-Rodos ve Meis dışında işgal ettiği Yunanistan’a verildi. 108311 Km2 (%22794)
8 Haziran 1865 İstanbul Anlaşmasıİngiltere ile Yunanistan arasında yapılan antlaşma gereği yedi ada Yunanistan’a terkedildi. 50211 km2 (%567) 27 Kasım 1919 Neully Antlaşması Batı Trakya’yı Bulgaristan’dan aldı. 129880 km2 (%27333)
2 Temmuz 1881 İstanbul AntlaşmasıTeselya ile Epir ve Narda’nın bir kısmı Yunanistan’a verildi. 67270 km2 (%4157) Yunanistan İstilası (1922)Yunanistan Batıdan aldığı destek ile Anadolu’yu istila hareketine girişmiştir. Ancak Türk ordusundan aldı acı dersle Anadolu’yu terk etmek durumunda kalmıştır. 24213 km2 (%52448)
30 Mayıs 1913 Londra AntlaşmasıSelanik-G. Makedonya’nın bir kısmı ve Girit Yunanistan’a verildi. 97237 km2 (20464) 10 Şubat 1947 Paris Antlaşması Menteşe adaları ile Rodos ve Meis Adası Yunanistan’a verildi. 251895 km2 (%53012)
10 Ağustos 1913 Bükreş Antlaşması Bu Antlaşma ile Epir’in bütün Drama-Kavala ile birlikte güney Makedonya’nın büyük kısmı Yunanistan’a verildi. 102730 km2 (%21620) 1963-1974 Olayları Kıbrıs adasını ele geçirmek ve Enosis’i gerçekleştirmek için Türk toplumuna çeşitli baskılar ve tecavüzler yapılmıştır. Sampson darbesi son adım olmuştur. 261415 km2 (%55016)
YILLAR İTİBARI İLE YUNAN YAYILMACILIĞINI KANITLAYAN TABLO
YIL
NÜFUS
KM2
NEDENİ
1821150000 Mora ayaklanmasını başlaması 1830750000Bağımsız Yunan devletinin kuruluşu1840850244 18531953537475161869145000050211İngiltere 7 Ada’yı hediye etti.18902187000 636062. Abdülhamit Teselya Ovası’nı (13000 km2) ve Narda’yı 1881′de Yunanistan’a terketti. 19072631952633311897 Türk-Yunan Savaşında sınır düzeltmesi yapıldı. 19134699000 120063Balkan Savaşı sonunda Makedonya Epir Trakya Ege Adalarını aldı topak ve nüfusça bir kat büyüdü. 19205016889 150883Sevres Antlaşmasına göre Trakya ve İzmir ilhak edildi. (Venizelos’un Büyük Yunanistan’ı)19225539000 130199Şüpheli bir istatistik19235017000129880Anadolu yenilgisinden sonra Doğu Trakya ve Ege toprakları istatistiklerden çıktı. 19286204684 1300001 221 000 Rum Yunanistan’a 500 000 Türk Anadolu’ya göç etti.19407345000130000 19517632801131944Oniki adayı ilhak etti.19618357526 131944 18 Mart 1961 Nüfus sayımı.19718968000131944Yunanistan’ın bağımsızlığını kazanmasından sonra Megalo İdea’nın Resmen ve açıkça bir milli strateji olarak dile getirilmesi 1844 yılında olmuştur. 1844 yılı Ocak ayında Yunan Meclisinde konuşan Yanni Koletti adlı milletvekili şu ifadeleri kullanmıştır:
“Yunan krallığı Yunanistan değildir. Sadece Yunanistan’ın en küçük ve en fakir bir parçasıdır. Yunanlı sadece krallık ülkesi halkı değildir. İyonya Selanik Serez Edirne İstanbul ya da Trabzon ve Girit Sisam adası ve Yunan tarihine ve Yunan ırkına bağlanan tüm bölge ve yörelerde yaşayan halklardır. Elenizmin iki büyük başkenti vardır. Atina krallığın başkentidir. İstanbul ise büyük başkent tüm Yunanlıların ümit ve hayallerinin kentidir.” (9)
Nitekim 1864′de yapılan Yunan Anayasasında Kral 1. Yorgi’ye “Helenlerin Kralı” adı verilmişti.
18 Ekim 1910′da iktidara gelen Yunan Başbakanı Venizelos ise “Büyük Yunanistan Programı” adını verdiği stratejisinde şu hususları öngörmüştür:
1. Ege Denizi Yunan denizi olacak
2. İki kıtaya uzanan (Avrupa-Asya) ve beş denize açılan Yunanistan kurulacak
3. Bizans-Grek İmparatorluğu yeniden yaratılacak.
Bu çerçevede 1830-1913 döneminde ancak 63 bin km kare olan Yunan toprakları Balan Savaşları sonunda 1913 Bükreş antlaşması ile tam bir kat büyüyerek 120000 kilometrekareye çıktı. Balkanlarda en büyük Türk kendi olan Selanik’i ele geçirdi. 2 milyonluk nüfusu 45 milyona çıktı. Halbuki Balkan Savaşlarından önce Balkanlarda 5 milyon Türk yaşamaktaydı. Venizelos Bükreş antlaşmasından sonra o zamanki İçişleri Bakanı Emanuel Repulis’e “Şimdi artık gözlerimizi doğuya çevirme zamanı geldi” derken hedefi Ege Anadolu ve Kıbrıs’tı.
Venizelos Kral Konstantin’e yazdığı 30 Ocak 1915 tarihli mektubunda “Yunanistan’ın Küçük Asya’da istediği toprakların125000 km kare’yi geçtiğini yani Balkan Savaşı ile bir kat büyümüş olan Yunanistan’a eşit olduğunu” bildiriyordu. Böylece Büyük Yunanistan 250.000 kilometrekareyi geçecekti. (10)
Venizelos 1 Mart 1915′de krala yazdığı bir başka mektupta ise şöyle diyordu:
“İngiltere Doğu Akdeniz’deki çıkarları bizim çıkarlarımızla mükemmelen bağdaşabilecek bir devlettir. S1913 Ocak ayında Londra’da Maliye Bakanı Lloyd George Deniz Bakanı Winston Churchill ve bendeleri arasında geçen görüşmeleri de bilen majesteleri için bu koşullar altında İngiltere tarafından Kıbrıs’ın Yunanistan’a terk edileceğini kabul etmek için hiç de aşırı bir iyimserlik olmayacaktır” (11)
Venizelos 30 Aralık 1918′de Paris’te toplanan Barış konferansında verdiği toprak isteklerinde ise şu bölgeleri talep ediyordu:
– Kuzey Epir (Güney Arnavutluk)
– Trakya-İstanbul ve çevresi
– Batı Anadolu
– Rodos ve Onikiada
– Pontus ve
– Kıbrıs
Venizelos 3 Şubat 1919′daki On’lar Konseyi Toplantısı’nda Kıbrıs’la ilgili olarak yaptığı konuşmada da şöyle diyordu:
“Kıbrıs adası konusunda niçin kesin bir istemde bulunmadığımız akla gelebilir. Bunu yapmayışımızın çeşitli nedenleri vardır. En önemlisi elli yıl önce İyonya Adaları’nı vermek suretiyle Yunan krallığının büyümesine yardım eden ilk devlet niteliğini kazanan ve savaş sırasında Kıbrıs’ı Kral Konstantin’e önermiş olan İngiltere’nin sonunda Kıbrıs’ı da Yunanistan’a verecek kadar lütufkar davranacağına inanmakta oluşumuzdur. Kısacası Yunanistan Kıbrıs Rodos Meis Oniki Adalar İmroz Bozcaada dahil olmak üzere bütün Doğu Akdeniz adalarını istemektedir.” (12)
Yunanistan’ın bu hedefleri bugün de geçerlidir.
Uzun yıllar Yunanistan’da gazeteci olarak görev yapmış olan Cem Başar 1982 yılı Ocak ayında Selanik’teki Yunan 3. Kolordu Karargah Kilisesi’nde yapılan Pazar ayininde papazın ellerini göğe açarak subay ve erlere şöyle seslendiğini ifade etmektedir:
“Ayasofya’nın 62 çanı milyonlarca canlı ve ölü Yunanlıya Fatih’in toplarının gürlemesiyle o gece Konstantinopolis’te yarım kalan ayine devam edileceğini müjdelemek için bir gün gene coşku ile çalacak. Bu efsaneyi gerçekleştirecek olan siz Yunan askerlerisiniz. Meryem Ana sizleri Türklerin mermilerinden koruyacak. İstanbul’u aldıktan sonra siz de soylu ve kahraman dedeleriniz gibi Hazreti İsa’nın ve tarihin huzurunda ölümsüzleşeceksiniz. Ulu Tanrı bu duanızı kabul eylesin(13).”
Cem Başar konuyla ilgili olarak Akropolis gazetesinden de şu alıntıyı aktarmaktadır:
“Türkler ile savaşmak gerekirse Yunanlı canavar kesilecektir. Biz Asya’nın derinliklerinden gelen bu barbar milletin Anadolu’daki Yunan topraklarına İstanbul’a İzmir’e Kıbrıs’a yerleşmesini unutamıyoruz. Bu bize ızdırap veriyor. Türkler bir savaş anında karşılarında kin ve nefret dolu savaşçılar bulacaklarını hatırlarından çıkarmasınlar(14).”
Cem Başar’ın konuyla ilgili bir başka önemli belirlemesi 1980 yılında Yunan Milli Araştırmalar Enstitüsü tarafından yapılan bir ankete göre Yunan halkının %60′ı Türkiye’yi düşman olarak görmesidir(15).
DİPNOTLAR
(1) Nurettin Türsan-Yunan Sorunu-5. 6. 1987 Ankara.
(2-3) Albert Sorel Avrupa ve Fransız İhtilali 1. Cilt MEB yayını 371-398
(4) a.g.e. s. 28.
(5) F. Kürşat – M. Altan-S Egeli Belgelerle Kıbrıs’ta Yunan emperyalizmi 1978. Sayfa 28-29.
(6) Selahattin Salışık Türk-Yunan İlişkileri-Tarihi ve Etniki Eterya-1968.
(7) Yunan Sorunu s. 37.
(8) Yunan Sorunu s. 7.
(9) a.g.e. s. 29.
(10) a.g.e. s. 46.
(11) a.g.e. s. 46.
(12) a.g.e. s. 51.
13) Başar Cem-; Yunan Oyunu 1988 s. 18.
14) Başar Cem-; Yunan Oyunu 1988 s. 21.
15) Başar Cem-; Yunan Oyunu 1988 s. 24.